The Competence Challenge

 

 

 

Otomotiv Sektöründe Yan Sanayi İlişkileri

 

 

 

A Key Issue

in Successful Partnership Development

 

 

 

Interview study of trends in outsourcing

from the vehicle industry

 

 

 

Amrop International




İçindekiler

 

 

Önsöz/Teşekkür                                                                                                                      2

 

 

  1. Çalışmanın perde arkası ve kapsamı                                                                           3

 

II.                Motorlu taşıtlar endüstrisinde yan sanayilerden faydalanılması                                 4

 

 

SONUÇLAR 

 

 

-          TÜ (Taşıt Üreticisi)’nin bakış açısı                                                                        5

 

 

Üreticilerden talepler                                                                                            5

Ortaklıkların yapısı ve olası endişeler                                                                   6

Garanti maliyeti                                                                                                    9

 

 

 

 

-          PÜ (Parça Üreticisi)’nin bakış açısı                                                                       10

 

 

İş fırsatları                                                                                                             10

Yan Sanayi kullanımındaki artışı teşvik eden faktörler                                        10

Yan Sanayi kullanımını engelleyici faktörler                                                        12

Başarılı ortaklıkların oluşturulması                                                                        12

 

           

-          Sonuçlar ve olası gelişmeler                                                                                  14

 

 

-          Diğer gözlemler                                                                                                     15

 

 

 

 

 

Ek 1: Mülakata tabi tutulan yöneticiler

Ek 2: Destekleyici literatür



Önsöz

 

Taşıt sanayi ile birlikte çalışmak çok ödüllendirici bir deneyimdir.

 

Başka hiç bir sanayide bu kadar çok kavşakla, insanlarla, teknolojilerle ve kültürlerle ve, sık sık da yapısal ve davranışsal değişikliklerle karşılaşmamız mümkün değildir. On yıl önce, ilk olarak Japonya’nın rekabeti ile karşılaşan yine bu sanayi olmuştur. Bir kaç yıl içinde eski teoriler ve uygulamalar terkedilmiş ve hiç bitmeyen rekabette hayatta kalma ve büyüme mücadelesi vermek için, her bakımdan “sınıfının en iyisi” olmak artık bir standart haline gelmiştir.

 

Otomobiller, kamyonlar ve otobüsler gerçekten zamanımızın bir ifadesidir. Bu taşıtların etkin bir şekilde kullanılmadığı modern bir toplum düşünemeyiz.

 

Bu çalışmanın yapılması fikri Lars Holmqvits (İsveç Otomotiv Üreticileri) ile yapılan bir görüşme sırasında doğdu.

 

Büyük taşıt üreticisi şirketlerden parça üreticilerine verilen sürekli siparişleri gözlemledik. Ayrıca bu üreticilerden yapılan taleplerdeki artışların ve özellikle de bu üreticilerin mühendislik ve endüstriyel bağlamda artan rollerinin farkına vardık. Bu Parça Üreticilerinin Taşıt Üreticilerine yaptığı satışlar ürün maliyeti, kalitesi ve performansının %60 dan fazlasını oluşturmaktadır. Bizim yanıtlamak istediğimiz soru şuydu: Bu yan sanayi üreticileri yeni taleplerle, ortaklıkların geliştirilmesi ve çeşitli alanlardaki ustalıklarını  güçlendirme gereksinimi ile nasıl başa çıkabiliyorlardı?

 

Bu sanayi dalındaki önde gelen yöneticilerle mülakatlar yoluyla bu konuda bir ön çalışma yapmaya karar verdik. Gerçekten olumlu bir tepki aldık ve bu konuda bizlerin işin iç yüzünü kavrayabilmemiz için zaman ayırarak ve çaba sarfederek bu çalışmaya katılan herkese burada teşekkür etmek istiyoruz.

 

Bu alana özel ilgi duyan “ Üst Düzey Yönetici Arama ve Yerleştirme” Danışmanları olarak Taşıt Endüstrisi ile ilgili önemli konuları daha iyi anlayabilme olanağı sağladığı için çok memnunuz. Bizlerin bu sanayi sektörüne daha etkin bir biçimde hizmet edebilmemize imkan verdiği için bu projeyi önemli bir adım olarak görüyoruz.

 

 

Amrop International

Otomotiv Uygulama Grubu



  1. Çalışmanın perde arkası ve kapsamı

 

Kapasite fazlasına sahip olan ve analizcilerin büyük yapısal değişikliklere gereksinim gördükleri ve riskli bir sanayi dalındaki süregelen yaşam mücadelesinde, sanayinin kendisi sürekli ilerleme sağlayabilmek için bazı belirgin stratejiler gerçekleştirmiştir.

 

Yoğun rekabet sadece Taşıt Üreticilerini (TÜ) değil aynı zamanda Parça Üreticilerini (PÜ) de önemli ölçüde etkilemiştir.

 

Odak noktasını maliyetler teşkil etmektedir. Kalite, sermaye yatırımları ve JIT (Just-in-Time) teslimatları konusundaki talepler bu sanayi dalındaki yan sanayi üreticilerinin sayısını ciddi ölçüde azaltmıştır. Bundan daha çok sadece tek bir parça üreten küçük imalatçılar zarar gördüler. Büyük siparişler büyük, çoğunlukla çok uluslu, sistem üreticilerine ya da mega üreticilere verildi. Bu büyük üreticiler uzun dönemli büyük sipariş sözleşmelerine karşılık düşük kar marjlarına ve yatırımlara katlanmaya gücü yetebilen şirketler oldular.

 

Piyasada “çekici” ürünlere sahip olma gereksinimi, doğru nitelikleri haiz yeni modellerin piyasaya sunulması sürecini hızlandırdı. Müşterilerin talebi ve teknolojinin zorlaması bu ürünlerin ömrünü kısaltmaktadır. Bu sanayinin analizcileri gelişmeleri şu şekilde nitelendirmektedir:

 

 

-          Bireysel modellerde daha kısa ürün ömrü ve daha düşük pikler (tepe noktaları)

-          Ortak parça hacmini artırmak için daha az platform

-          Taşıt Üreticilerinin parçaları, yan sanayilere ürettirmesi

 

 

Bu çalışmada bizlerin odak noktasını, otomotiv endüstrisinde yan sanayiden faydalanma konusu oluşturmaktadır. Bu konudaki ana itici güç nedir? İş fırsatları nelerdir? Gerek Parça  Üreticisi ve gerekse Taşıt Üreticisinden neler talep edilmektedir. Ve, bu dev dönüşüm sürecinde ustalığın nasıl oluştuğu ve geliştirildiği konusunda bir şeyler söyleyebilir miyiz?

 

Taşıt Üreticisi ve yan sanayi üreticisi kuruluşlardan bazı yöneticilerle temasa geçtik ve bir sorular dizisi hazırladık. Bir çok ülkede yöneticilerle kişisel mülakatlar yaptık ve gerek büyük ve gerekse küçük Taşıt Üreticilerini va daha ziyade büyük sistem üreticilerini değerlendirmeye aldık (EK 1).

 

Bilgileri, hiç bir bireyin adı geçmeyecek şekilde ve hassas olabilecek hiç bir söze yer vermeden analize tabi tuttuk. Amacımız daha çok genel trendleri ve bilgileri ortaya çıkartmaktı.


II  Taşıt Sanayiinde Yan Sanayiden faydalanması

 

 

Yan Sanayi kullanımı, herhangi bir nedenle Taşıt Üreticileri tarafından başka kuruluşlara devredilen faaliyetler için kullanılan bir terşmdir. Bazen bu görevler, çoğunlukla da parçaların sağlanması işi, dışarıda ayrı olarak organize edilirse de işin sahibi yine Taşıt Üreticileridir. Buna örnek GM-Delphi, Ford-Visteon, Volvo-Volvo parçalarıdır. (Dünayanın en büyük Para Üreticisi Delphi’nin 36 ülkede 280.000 çalışanı, 208 fabrikası ve 17 teknik birimi bulunmaktadır.).

 

Bununla birlikte, daha önce Taşıt Üreticisinin elinde bulunan parça ve hizmetlerin sağlanma sorumluluğunun başka bir şirket tarafından üstlenildiği, daha belirgin bir yan sanayi kullanımı stratejisi geliştirilmeye başlanmıştır.

 

ABD’de, otomotiv endüstrisindeki iş gücü maliyeti diğer herhangi bir sanayidekinin en az %20 üzerine çıktığında, yan sanayilere üretim yaptırma gereksinimi ilk defa ortaya çıktı. Bu olgu daha sonra Almanya ve Japonya gibi ülkelerde de görülmüştür.

 

İlk olarak yan sanayi kullanma fikri geleneksel otomotiv endüstrisindeki yüksek iş gücü maliyetleri nedeniyle ortaya atıldı.

 

İkinci faktör ise, yatırımların dağıtılmasıydı. Sermaye piyasaları düşük RONA (Net Varlıkların Getirisi) ile karşı karşıya kaldığunda taşıt imalat sanayii yatırımlarını gerçekten daha yüksek katma değer yaratacak ve daha yüksek RONA verecek alanlara yönlendirmek zorunda kaldı.

 

Sonuçta bu, örneğin ağır döküm, aks, egzos borusu vb. imali konularında yan sanayilere başvurma konusunda daha büyük programların oluşturulmasına yol açtı. Kötü durumdaki Taşıt Üreticileri parça imalat bölümlerini satarak elden çıkarmayı hayatta kalmak için bir yol olarak gördüler.

 

Dış kaynal kullanmanın üçüncü dalgsı ortak platformlar oluşturma ve etkin bir nihai montaj amacıyla ilgiliydi.

 

Parçaların ya da modüler parçaların tasarımı, inşası, imali ve son montaja hazır olarak zincir halinde teslimatı sorumluluğunu üstlenebilecek büyük mega üreticiler oluşturuldu. Bu Parça Üreticileri dünyanın bir çok yerinde sınai yatırımlara sahipler ve bir çok Taşıt Üreticisine satış yapıyorlar. Mega üreticilerin gelişimiyle birlikte, yerel Parça Üreticileri ya kapanmak zorunda kaldılar ya da Taşıt Üreticilerine ikinci veya üçüncü derecede parça sağlayan firmalar olarak sistemde kaldılar. Mega üreticilerle Asya, Afrika, Doğu Avrupa ve Latin Amerika’nın “yeni” ortaya çıkan pazarlarındaki yerel Parça Üreticileri arasında joint venture’lara sık sık rastlamaktayız.

 

Genelde dış kaynak kullanma projesi aynı zamanda mantıksal bir iş bölümü olarak görülebilir. Taşıt Üreticileri, çekirdek iş ve know-how, bütün taşıt, hizmet/destek ve taşıtın pazara sunumu üzerinde daha iyi bir şekilde yoğunlaşabilirler. Taşıt Üreticileri çabalarını ürün planlama için kaynak geliştirilmesi, proje yönetimi, stratejik kaynak kullanımı, markalama, bayi teşkilatı ve finansal satış hizmetlerinin geliştirilmesi üzerinde yoğunlaştırabilirler.


SONUÇLAR

 

Taşıt Üreticilerinin bakış açısı

 

Üreticilerden Talepler

 

Değişik Taşıt Üreticilerinin Parça Üreticilerinden aşağıda sayılan belirgin talepleri bulunmaktadır.

 

Proses kalitesi. Bu çok açıktır. Parça Üreticisi kendi üretim yerinde, Taşıt Üreticisinin kalite kontrol yaparken sadece fonksiyon ve özelliklerin istatistiksel ve rastgele bir ölçümü ile yetinmesine olanak sağlayan bir proses kalite kontrol sistemine sahip olmalıdır. Sıfır Hata ilkesi uygulanmalıdır. Parça Üreticisi kendi kalite güvence sisteminde Taşıt Üreticileri ile aynı “teknolojiyi” kullanmalıdır.

 

Maliyetlerde Rekabet  Edilebilirlik. Bir çok tartışma ve değerlendirme maliyetler üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bazı Taşıt Üreticileri önümüzdeki yıllarda, fiyat düşürme konusunda neler beklenebileceği hakkında açık sinyaller vermektedir. Parça Üreticileri maliyet kontrolü ve maliyetlerin azaltılması konusunda sürekli bir imkana sahip bulunmalıdır.

 

Geliştirme Yeteneği. Parça Üreticileri kendi kuruluşları bünyesinde, kalifiye bir teknik ve mühendislik becerisine sahip bulunmalıdır. Bu temel CAD/CAM kombinasyonu ürün geliştirilmesini hızlandırmak amacıyla EDI –Elektronik Veri Değişimi- ile birleştirilir. Üretici ürün ve sistemlerin geliştirilmesinde erken safhada yer alacak proje yöneticilerine sahip olmalıdır.

 

Parça Üreticisi, ürün geliştirme sürecinde kazanım sağlamak için, kendi uzmanlık alanında sahip olduğu özel bilgi birikimiyle katkıda bulunabilmelidir. Bu, bazen, belirli alanlarda teknik liderlik olarak ifade edilmektedir.

 

Sözü edilen diğer talepler şunlardır:

 

Sisteme entegre olan Parça Üreticisi –birinci derece- civar tesislerden zincir teslimatlar yoluyla son montajı besleyebilmelidir.

 

Sisteme dahil olan Parça Üreticisi, -dünya genelinde- Taşıt Üreticilerine son montaj fabrikalarının tümünde ya da çoğunda, civar tesislerden hizmet verebilecek bir yatrım yapısına sahip bulunmalıdır.

 

Sistem parçası Üreticisi, kendi ikinci ve üçüncü kademe malzeme sağlayıcılarını yönetebilecek etkin bir tedarik organizasyonuna sahip bulunmalıdır.

 

Sistem Parçası Üreticisi, plan, strateji, maliyet yapısı ile ilgili açıklık ve şeffaflık içinde yakın bir ilişki sağlamalıdır. Bazıları tüm kayıtların açıldığı bir yaklaşım sergilerken diğerleri bunu gerçek dışı ve iş teamüllerine aykırı görmektedirler.

 

Sistem Parça Üreticisi, Taşıt Üreticilerine gerekli ilgili gösterecek yönetsel kaynaklara sahip olmalı ve “kültürel” ilişkilere yatırım yapmalıdır.

 

 

 

Ortakların yapısı ve olası endişeler

 

 

Modüler bir montaj anlayışı gittikçe daha belirgin bir hale gelmektedir. Sistem dahilindeki Parça Üreticileri veya diğer Parça Üreticilerinden yan sanayi kullanımı artmaktadır.

 

Daha az sayıda üretici ile doğrudan daha sıkı ilişkiler, seçilmiş bir üreticiye önemi ölçüde yatırıma yol açmaktadır – bu Taşıt Üreticisinin bir sistem üreticisini başka biriyle kolayca değiştirmesini engellemektedir. JIT (Just-in-time) ilkesiyle birlikte bu, Taşıt Üreticisini yangın, grev, yönetim krizi vb. gibi sorunlara karşı daha hassas hale getirmektedir.

 

Endişelerden biri, büyük Parça Üreticilerinin daha az esnek ve daha fazla bürokratik hale gelebilecekleri yolundaydı. Aynı zamanda, Parça Üreticisi sisteminin göstermiş olduğu genel güvenilirlik ve sahip olduğu deneyim açık bir avantaj teşkil ediyordu.

 

Gücün sistem üreticilerine  doğru kaymasıyla ilgili önemli bir endişeye rastlamadık. Sadece bir Taşıt Üreticisinin belli bir Parça Üreticisinin gücünü kullanma tarzıyla ilgili rahatsızlığı bir tek örnek teşkil ediyordu.

 

Görüşmeler sırasında çoğu zaman sisteme entegre olmuş parça üreticileriyle çalışmanın avantajları vurgulanmıştır. Özellikle Bosch, Valeo, Siemens, Autoliv

 gibi küresel düzeyde hizmet verebildikleri takdirde anahtar üreticiler de yenilikler yoluyla katma değer yaratabilmektedirler. Bir örnek: Autoliv ile yakın işbirliği sayesinde Volvo’nun güvenli marka imajı daha da güçlenmiştir.

 

Dış kaynak kullanımındaki önemli mesele ve endişelerden biri marka kimliği sorunudur.

 

Bir Taşıt Üreticisinin yöneticisi, BMW’nin “mükemmel sürüş makinası” olarak tanımladığı şeyin, kullanım, direksiyon sistemleri ve motor açısından muhtemelen BMW’nin daima kontrolü elinde bulunduracağı anlamına geldiğini belirtmiştir.

 

Bir başka Taşıt Üreticisi, sadece bir tasarım evi olarak kalma ölçüsüne varacak kadar yoğun yan sanayi kullanımının, konudaki uzmanlıklarının ve üretimin nasıl yapılacağı konusunda anlayışın yitirilmesine yol açarak, kendilerini daha az etkin tasarımcılar haline getireceğini ifade etti.

 

Bundan başka, Parça Üreticilerinin daha fazla sorumluluk almak istedikleri, ancak gerekli proje yönetimi ve tedarik zinciri yönetimine hakim olmadıkları belirtildi. Sistem Parçası Üreticisinin kendi alt yapısını ve ikinci ve üçüncü derece parça üreticilerini yönetme becerilerini geliştirmesi gerekmektedir.

 

Taşıt Üreticileri kendi bünyelerinde muhafaza edecekleri çekirdek alanlar için bir stratejiye sahiptirler. Bunlar motor/transmisyon parçaları, miller ve otomobil kaportası üretimi olabilir. Dışarıda ürettirilen ya da geleneksel olarak parça üreticilerinden satın alınan parçalar sürekli değerlendirmeye tabi tutulurlar. Genel olarak, Taşıt Üreticilerinin çoğu için üretim maliyetlerinin büyük bölümü -%60 ya da daha fazlası- satın alınan parçalardan kaynaklanmaktadır. Bu trend artarak devam etmektedir.

 

Genel olarak iyi organize olmuş ve odaklanmış Parça Üreticisi sisteminin teknoloji önderliğini ve ölçek ekonomisini gelişme konusundaki belirgin avantajlarını vurgulayan pek çok yoruma rastlanmıştır.

 

Taşıt Üreticisi, daha düşük maliyetli bir sanayi yapısı oluşturulması açısından sisteme entegre olan Parça Üreticisine gittikçe daha fazla ortak gözüyle bakmaktadır.

 

Sistem üreticisinin oynayacağı daha büyük bir rol bulunmaktadır ve bu tüm üretici hiyerarşisi için de geçerlidir.

Güvenlik ekipmanı ve donanımı alanında yeni ve daha iyi parçaların değeri son on ya da on beş yılda önemli ölçüde artmıştır.

 

Tüm bu süreç çok dinamiktir. Parça Üreticisinin, özellikle tüm yeni ürün geliştirme projelerinde,  Taşıt Üreticisinin bütünleyici bir parçası gibi hareket etmesine ve düşünmesine izin verilir ve bu olgu teşvik edilir. Üreticinin sonuçta ortaya çıkacak taşıtın rekabet edebilmesi için, özel bilgi birikimini ve yeteneğini katarak ek bir boyut sağlaması gerekmektedir.

 

Bu da audio/radio , elektronik cihazlar, yeni materyaller, hafif malzemeler, transmisyon, sensörler, direksiyon fonksiyonları vb. gibi işlevlerde ve sistemlerde lider bir dizi şirketi akla getirmektedir. Bu, aynı şekilde, özel mühendislik yeteneklerinde de gözlemlenebilir. Sanal gerçeklik, CAD/CAM uygulamaları, sistem mühendisliği ve tedarik zinciri yönetimi için özel enformasyon bilgi programları gibi alanlarda yeni üreticiler ortaya çıkmıştır.

 

Taşıt endüstrisi bir çok alanda en önde gelmekte ve yeni şirketleri cezbederek onlara yeni olanaklar sayesinde atağa geçme imkanı yaratmaktadır.

 

Bu yöntem başarılı olduğunda, daha çok taşıt daha iyi fiyatlarla satıldığı için her iki taraf da bundan kazançlı çıkmaktadır. Taşıt Üreticisi, Parça Üreticisinin otomotiv sektörü üzerine, özellikle de Taşıt Üreticisi ile süre gelen ilişkiler üzerine konsantre olmasını arzu etmektedir.

 

Kimya sanayii, cam sanayii, elektronik sanayii, aluminyum sanayii gibi özel uzmanlık gerektiren alanlardaki büyük şirketler, bilahare Taşıt Üreticisine doğrudan ya da dolaylı olarak sunulacak “çözümler” yoluyla katkıda bulunabilirler.

 

Gelişmenin bir örneği de otomobillerde gittikçe daha fazla kullanılan elektronik cihazlardır. 2000 yılına kadar lüks otomobillerin üretim maliyetlerinin %30’unun elektronik  ve elektrikli cihazlardan kaynaklanacağı tahmin edilmektedir ki bu pazarın değerinin boyutu 5 milyar ABD dolarından daha fazladır.

 

Yaptığımız mülakatlarda, ayrıca, işin küresel cephesinin bilincinde olunduğuna dair açık örnekler de gördük. Bir Taşıt Üreticisi, yeni bir organizasyon yapısıyla küresel stratejilerin daha iyi uygulanabileceğini gösterdi. Üreticileriyle birlikte daha sağlam bir endüstriyel sistemin nasıl kurulacağının tanımlanması bu yönteme güç katmaktadır.

 

Taşıt Üreticisi, kendi çekirdek proseslerini yönetebilmek amacıyla, ana yetenekleri üzerinde tam kontrole sahip olmak istemekte ve artan küresel rekabetin odaklanmayı, tedarik zinciri yönetimini, aktif bir yan sanayi kullanımını ve yeni ortaya çıkan pazarlar ve rakiplere uyum sağlama esnekliğini gerektirdiğini anlamaktadır.

 

Genel olarak yan sanayi kullanma sürecinin, Taşıt Üreticisinin bünyesindeki mühendislerin sayısının azalmasına ve Parça Üretici şirketlerin ürün geliştirme yeteneğinin artmasına yol açması beklenebilir.

 

Bizler, küresel Parça Üreticisinin bu yeteneğini hızlı bir şekilde geliştirdiğini, ancak Taşıt Üreticisi bünyesindeki elemanların sayısında bu oranda bir azalma olmadığını gördük.

 

Sınırlayıcı bir diğer faktörün de Taşıt Üreticisinin kendi organizasyonunun gösterdiği tepki olduğu belirtildi. İşini kaybetme riski tehdit edici bir olgu idi ve sendikalar tarafından dirençle karşılanıyordu.

 

Taşıt Üreticisi temsilcileri de çalışma düzenleriyle ilgili bazı unsurların kendileri tarafından iyileştirilmesi gerektiğinin farkındaydılar. Taleplerinde daha kesin ve beklentilerini belirlerken de daha hassas olmaları gerekmekteydi. Yan sanayilerden temin edilen parçaların takibinin daha hassas bir şekilde yapılması zorunluydu.

 

Bazı Taşıt Üreticileri, proje yönetimi, kalite sistemleri (ISO 9000) ve ortaklık geliştirme konularında parça üreticilerine ciddi programlar sunmaktadır.

Garanti Maliyeti

 

Parça Üreticileri ürün geliştirme sürecinde ve taşıtların üretim ve son montajı ile ilgili konularda daha fazla rol aldıklarında, diğer alanlarda da daha fazla sorumluluk üstlenmektedirler.

 

Bu, başka hususlarla birlikte garanti maliyeti, ürün sorumluluğu ve ürünlerin geri çekilmesi konularını da ilgilendirmektedir.

 

Taşıt Üreticisi komple taşıtla ilgili birinci derece sorumluluğa sahip olmakla birlikte,

tüm bu alanla ilgili olarak masrafların paylaşılması konusunda gün geçtikçe artan taleplerle karşılaşmaktayız.

 

Bu konuda sözleşmelerde yapılan düzenlemelere pek sık rastlanmamaktadır,

Ancak Parça Üreticileri “riskler”in ve sorumlulukların sınırının belirlenmesi gerektiğinin bilincinde olmalıdır.

Parça Üreticisi’nin bakış açısı

 

Yalnızca Avrupa’da taşıt üretim endüstrisine parça sağlayan üreticilerin cirosu 100 milyar     ECU’den fazladır.  Parça sanayii Avrupa’da bir milyondan fazla kişiyi istihdam etmektedir. Bu rakam bağımsız mühendislik hizmetlerini ve bu endüstriye yapılan diğer dolaylı hizmetleri kapsamamaktadır.

 

Avrupa’daki birinci kademe üreticilerin sayısı 1970 yılında 10.000 iken gittikçe azalarak 2000 yılında yaklaşık 500’e düşmesi beklenmektedir. Parça Üreticisine yapılan talepler ve sanayinin küreselleşmesi, bazı mega üreticilerin hakim olduğu, tamamen yeni bir yapıyı beraberinde getirmiştir.

 

 

İş Fırsatları

 

Parça Üreticileri, Taşıt Üreticileri ile işbirliğinin geliştirilmesinde yeni iş olanakları görmektedirler.  Bu üreticiler taşıt imalat sanayiinden gelen taleplere yanıt verebilmek için dikkatlerini açık bir şekilde yoğunlaştırdılar.  İşin mantığı şudur: Küresel dağıtım ağındaki Taşıt Üreticilerinin çoğuna ürün sağlamak için belli bir alanda uzmanlık, know-how ve ustalıklarını geliştirdiler. Kendi düzenlerinde, JIT (Just-in-time) teslimat ilkelerini, yeni projelerde Taşıt Üreticileri ile birlikte erken safhalarda tasarım ve mühendislik konularında işbirliğini, Sıfır Hata politikalarını, ISO 9000 standartlarını ve sürekli olarak maliyetlerin azaltılması politikalarını benimsediler.

 

Taşıt üreticilerinden gelen talepler yaratıcı mühendislik ve yapı oluşturmada özgün ustalık geliştirme yoluyla karşılanmaktadır. Başarılı Parça Üreticileri iş olanaklarının farkına vardılar ve bu olanakları taraflar arasında daha dengeli bir işbirliği geliştirmek amacıyla kullanıyorlar.

 

Analizciler, riskleri ve Parça Üreticilerine yönelik yoğun beklentileri, bu sanayi dalının çok dönemsel bir sanayi olmasıyla açıklamaktadırlar.  Başarılı Parça Üreticileri bu gelişmeleri küresel bir yaklaşımla karşılamakta ve büyük bir endişe duymamaktadırlar.  Ölçek ekonomisi, modüler parça geliştirme, küresel bir varlık ve ağ oluşturma olguları, Taşıt Üreticisi ve Parça Üreticisi olmak üzere, iki taraf için de kazanç sağlamıştır.

 

 

Yan Sanayi Kullanımındaki artışı teşvik eden faktörler

 

Teknik yenilikler: Önde gelen parça üreticilerinin çoğu kendi alanlarında liderlik ve uzmanlığa sahiptirler. Bunlar materyellerin özel uygulamaları, plastik ve lastik, aluminyum, yüksek güç çeliği gibi özel alanlarda faaliyet gösteriyorlar. Elektronik, audio/radyo, sanal gerçeklik veya benzeri sektörlerde teknoloji geliştiği zaman bunların uygulanması konusunda

açıkça teknolojik bir dürtü oluşturmaktadır.

 

Üreticilerin otomobil güvenliği ile ilgili kendi araştırmalarını ve analizlerini yapmaları yeni çözümler ve iş geliştirme imkanları (yan çarpmalara karşı hava yastığı, anti-whiplash koltuk) yaratmaktadır.  Parça Üreticileri örneğin yüksek güç çeliği kullanarak daha hafif kaporta imal etmek için proje grupları oluşturmaktadır. Bunun gittkçe azalan taşıt ağırlıkları üzerinde şimdiden etkisi görülmektedir.

 

Transmisyon, egzos kontrolü, elektronik sistemler, iç döşeme, kaporta tasarımı ve inşası konularında pek çok uzmanlık alanı bulunmaktadır.  Bu alanlarda, parça üreticileri ortak kullanımı geliştirebilir ve Taşıt Üreticilerinin platform konseptini geliştirmesine yardımcı olabilirler. Bu işbirliği katma değer yaratır ve bu gelişmeye daha fazla itici güç sağlayabilir.

 

Maliyet etkinliği: Ölçek eknonomisi çok önemli bir faktördür. Parça Üreticileri, farklı Taşıt Üreticilerinin tasarım ve/veya nihai fonksiyonların farklı yönleri ile ilgili taleplerini karşılamak zorundalar. Markalama, bu olguyu bir gereklilik haline getirmektedir.

 

Yine de ortak parçalar, ortak malzemeler, ortak ama görünmez ayrıntılar bulunmaktadır ve böylece dünya otomobilleri konsepti ortaya çıkmaktadır.  Bu da, daha az parçanın ve ortak standartların etkin kullanımına daha çok imkan tanımaktadır.

 

Parça Üreticisi, modüler parçalar geliştirerek bunları doğrudan montaj hattına teslim ettiğinde bunun Taşıt Üreticisine sağladığı katma değer açıktır. Montaj hattındaki işlemler bu sayede optimize edilebilmektedir.

Yan Sanayi kullanımını engelleyici faktörler

 

Parça Üreticisi bazen sendikaların ve köklü mühendislik örgütlerinin tepkisiyle karşılaşmaktadır.

 

Parça üreticileri Taşıt Üreticisinin bünyesindeki dahili ustalıklarla rekabet ettiğinde ve yan sanayi kullanımı Taşıt Üreticisinin bünyesindeki iş güvenliğini tehdit ettiğinde Taşıt Üreticisi değişime karşı isteksiz davranmaktadır.  Büyük bir anlaşmazlık / grev riski mevcut ise, yan sanayi’den düşük maliyetli parça temini her zaman tercih edilmemektedir. Bazı ülkelerin ve Taşıt Üreticilerinin bu konuda diğerlerine oranla daha çok problem yaşadığı belirtilmiştir.

 

Ortaklık geliştimenin, güven ve uzun vadeli ilişkilerin sınırları bulunmaktadır.

 

Parça Üreticileri, hala, açık davranmalarının kendi aleyhlerine kullanılabileceğini düşünmekteler.  Kısa vadeli avantajlar ve maliyet faktörleri, günümüzde daha az önemli bir faktör olsa da, kapasiteye ve yeterliliğe yatırım yapma arzusuna sınır getirmektedir.

 

 

Başarılı ortaklıkların oluşturulması

 

Proje yönetimi: Parça Üreticileri proje yönetimini geliştirme gereği duymakta ve işler iyi gittiğinde, bir başarı faktörü olarak, bu konuya eğilmekteler.

 

Tanımlar ve beklentilerin daha kesin olması ve doğru şekilde gözden geçirilmeleri gerekmektedir.

 

Parça Üreticileri kendi personeli ile, kendi tesislerinde, Taşıt Üreticisi kuruluşla beraber çalışmaktadır.  Bunun getirdiği avantajlar vardır, ancak ilişkiler açık olmalı ve iş sağlam temeller üzerine oturtulmaktadır. Etkin proje yönetimi, yetenek geliştirilmesi ile desteklenmelidir.

 

Projelerin ilerleyişi kontrol amacıyla ölçümlenmelidir.

 

Birbiri peşi sıra gelen aktiviteler yerine eş zamanlı aktiviteler bir fikrin ortaya atılmasından gerçekleştirilmesine kadar geçen zamanı kısaltan önemli bir araç olarak görülmektedir.

 

Güven/İtimat: Bir ortaklığın, kazan/kazan konseptini gerekli kıldığı görüşü çeşitli şekillerde ifade edilmiştir.  Başarılı parça üreticiler rolleri, güçleri ve ustalıkları konusunda belirgin bir anlayışa sahip gözükmektedirler.

 

Parça üreticileri, Taşıt Üreticisinin her zaman müşteri olarak görülmesi gerektiğinden ve iyi bir denge kurmak içim bir dereceye kadar fazla dikkat çekmeme politikası uygulamanın daha akılcı olduğundan söz etmişlerdir.

 

Ortaklık oluşturmak ve güven tesis etmek, ancak, ortaklığın taraflarından hiçbirisinin diğerine karşı kurnazlık yapmaması ya da tahakküm etmemesi ile mümkün olabilir.

 

Becerilerin geliştirilmesi: Karmaşık endüstriyel yapıların etkin ve hedefe yönelik olarak işlemesi gerektiğinde ilgili kişilerin sahnedeki rollerini iyi anlamaları gerekmektedir.

 

Bir yönetici, ustalığın anahtar unsur olduğundan söz etmiştir. Çok geniş anlamda ustalık. Yönetme, yürütme ve başarıyla rekabet etme ustalığı.

 

Ürün çok karmaşık, tedarik zinciri ve aradaki ilişkiler son derece önemlidir. Her parça tek başına işleyebildiği gibi bütün olarak taşıtla birlikte uyum içinde de işleyebilmelidir. Mülakata tabi tutulan yöneticilerden elde edilen bilgilerin, bazen farklı şekilde tanımlanmış olsalar da, ustalık konusu ile bağlantısı bulunmaktadır.

 

Ustalığın yanı sıra, yeni fikirleri tanımak ve olumlu yönde desteklemek yaşamsal öneme sahiptir. Dah küçük organizasyonlara sahip ve daha küçük işlerin üzerine eğilmiş parça üreticileri, bu avantajlarını kendi tanımladıkları uzmanlık alanlarında teknik liderliği ele geçirmede kullanabilirler.

 

Bu çerçevede ustalık hem bireysel ve hem de örgütsel ustalığı kapsamaktadır.

 

Sonuşlar ve olası gelişmeler

 

Süregelen yan sanayi kullanımı sürecinin, devam edecek ve daha da gelişecek bir çok avantajlar sağladığı görüşündeyiz. Çok güçlü “mega” Parça Üreticileri ile ilgili riskler ve markaya özgü ustalığın bir ölçüde kaybedilmesi riski bu gelişmeyi engelleyemeyecek gibi görünmektedir.

 

“Zeki” mühendislik, Parça Üreticileri ileortaklık geliştirilmesi, ve üretimin organizasyonu vb. gibi konulardaki Japon fikir ve konseptleri hala nirengi (benchmark) noktasını oluşturmaktadır. Görüştüğümüz yöneticiler ortaklığın altını çizmekte, fakat Japonlarda egemen olan “keiretsu” sistemine şüpheyle yaklaşmaktadırlar.

 

Markalama, pazarlama, bayi teşkilatı geliştirme gibi diğer alanlarda belirgin nirengi (benchmark) noktalarına rastlayamadık.

 

Daha küçük Taşıt Üreticileri kendi asıl süreçlerine konsantre olarak muhakkak ki daha fazla kazanç temin edebilirler.  İlgili teknolojiye ayak uydurma gereksinimi daha fazla konsantrasyona, uzmanlaşmaya ve ortaklık yapılaşmasına yol açacaktır.

 

Parça üreticileri bu büyük rolü üstlenmeye başladıkça Taşıt Üreticileri arasında işbirliğine ve şirket evliliklerine duyulan gereksinim azalacaktır. Yeterli ustalığı oluşturmak, usta personel bulmak, yetiştirmek ve ödüllendirmek her zamankinden daha fazla önem kazanacaktır. Ancak kültür, davranışlar ve yönetim yapıları da bu değişimi desteklemelidir. Taşıt endüstrisi, gerek müşteri talepleri gerek çevresel faktörler açısından pek çok taleple karşı karşıya bulunaktadır. Uçsuz bucaksız bir küresel rekabet ve kapasite fazlası da buna eklenmektedir.

 

Bu rekabet ortamında hayatta kalabilmek, stratejide mükemmelliği, kaynakların taktiksel kullanımını ve yönetimin etkin bir biçimde yürütülmesini gerekli kılacaktır.

 

Parça Üreticileri ile yeni ve daha yetkin ortaklıkların geliştirilmesindeki başarı bu senaryoda büyük bir rol oynayacaktır.

 

Diğer gözlemler

 

Yönetimdeki beceriler ile ilgili piyasanın nasıl odaklandığını gördük.

 

Avrupa ve Amerika’daki şirketlerin pek çoğu, Taşıt Üreticilerinin tedarik zinciri yönetimi ve yan sanayi kullanımı prosesinde önde gelen bir uzmanlığa sahip olduğunu bilmektedir.  Bu da, bu tür yeteneklere ve yöneticilere büyük bir talep duyulmasına yol açmıştır.

 

ABD’de Taşıt Üreticisi yöneticilerini, sistem dahilindeki Parça Üreticilerinin yönetimine getirmek bir trend halini almıştır. Aynı şey Avrupa’da da görülmektedir.

 

Otomobil üreticileri giderek müşterilere daha fazla kulak kabarttıkları için daha önce tüketici ürünleriyle uğraşmış yöneticiler aramaktadırlar. Bu da tüketici ve paketleme sektörlerinden gelen Marka Yöneticilerini istihdam etme gereksinimi ortaya çıkarmıştır.

 

Taşıt Üreticisinin kendisi, büyük perakende  satış zincirlerinden daha fazla yönetim ustalığı talep etmeye başlamıştır.  Bu hem ABD’de, hem de Avrupa’da görülmektedir.

 

Yeni Avrupa’da (Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Rusya vb.) yerel imalat sanayiine yatırım yapacak sistem dahilindeki parça üreticilerine belirgin bir talep görülmektedir.

 

Genel olarak, otomotiv sanayii imalatta mükemmellik, üretici ilişkileri ve materyal yönetimi açılarından standartları belirlemektedir.

 

Ek 1 – Mülakata tabi tutulan yöneticiler


Taşıt Üreticisi Temsilcileri

 

 

Mr. Paolo Caccamo,                                        Bertone,

Başkan                                                                        İtalya

 

 

Mr. Hans Folkesson,                                       Volvo Kamyonları,

Kıdemli Başkan Yardımcısı                            İsveç

Ve Teknik Direktör

 

 

Mr. John Gildra                                               Vauxhall Motors Ltd,

Tedarik Direktörü                                           İngiltere

 

 

Mr. Hans Gustavsson,                                     Volvo Otomobilleri,

Kıdemli Başkan Yardımcısı                            İsveç

Ve Ürün Geliştirme ve

Tedarik Direktörü

 

 

Dr. David Herman,                                         Opel (GM),

Yürütme Kurulu Başkanı                                Almanya

 

 

Mr. Bengt Ovlinger,                                        Volvo İnşaat Makineleri,

Başkan / Yürütme Kurulu Başkanı                 Belçika

 

Mr. Jim Roinson,                                             Rover group,

Satınalma Grubu Direktörü                             İngiltere

Mr. Trevor Bonner,                                         GKN plc Otomotiv Bölümü,

Yürütme Kurulu Başkanı                                İngiltere

 

Mr. Stig Brehmer,                                           Granges Automotive,

Direktör                                                           İsveç

 

Mr. Jorge Cardoso,                                         Delphi Packard

Müdür                                                             Portekiz

 

Mr. Tony Gilroy,                                             Lucas Varity,

Baş İşlem Yöneticisi                                       İngiltere

 

Mr. Jan Olsson,                                               Autoliv

Grup Teknik Direktörü                                   İsveç

 

Mr. Allan Welsh,                                             Piston Ürünleri Grubu, T & N plc

Bölüm Baş Yöneticisi                                     İngiltere

 

NN,                                                                 Türkiye’deki ana yan sanayi üreticisi

Ülke Yöneticisi

 

Ek 2 – Destekleyici Literatür

 

Üretim sistemlerinde Japonlaşma -              Lars-Uno Roos, Gothenburg Üniversitesi

İngiliz İmalat Sanayiinde                                            İktisat Fakültesi, İş İdaresi Bölümü,

Toplam Kalite Yönetimiyle ilgili                                 İsveç (1990)

bazı çalışmalar

 

Sonsuza dek değişim -                                               Carl F. Frost, Michigan State University

Amerika’nın Önde Gelen                                            Press (1996)

Şirketlerinin İyi Saklanmış Sırları

 

Otomotiv Tedarik Zinciri –                                      Mark Bursa, Hugh Hunston, Anthony

Yeni bir Dünya Düzeni için yeni Stratejiler                Lewis ve Chris Wright

 

Avrupa Otomotiv Haberleri -                                   Richard Johnson, Editör,

Çeşitli makaleler                                                          Londra